Nazi : Nasyonal sosyalizm, etnik milliyetçilik ile sosyalizmi birleştiren, ırkçı, anti-kapitalist, antisemitik ve anti-Marksist bir dünya görüşüdür. İtalya’da Benito Mussolini önderliğinde kurulan faşizm akımından etkilenerek ortaya çıkmıştır.

Neo-Nazi : Neo-Nazizm, II. Dünya Savaşı’ndan sonra nasyonal sosyalizmi yeniden canlandırmak ve bu amaçla nasyonal sosyalist yönetimleri demokratik veya silahlı yollarla başa geçirmeyi hedefleyen, veyahut nasyonal sosyalizmi savunan tüm siyasî hareket ve düşüncelere verilen ortak isimdir.


Özetle :




1. Naziler ve Neo-Nasilerin ideolojileri ve teorileri aynıdır. Neo-Naziler Nazilerin yeni versiyonudur denilebilir.
2. Nazi terimi “Nazional Socialistische Demokratik Arbeiter Parte” partisinin kısaltmasıdır.
3. Naziler; arı ırkların üstünlüğüne inanırlardı, bu yüzden  Almanların saf arı ırk olduğunu iddia ediyorlardı. Bu yüzden yahudileri bir tehdit olarak görüyorlardı.
4. Neo-Nazileri beyaz tenli ırkın gücüne inanıyorlardı.
5. Naziler; askeri gücü diktatörlük ve diğer siyasi güçleri bastırmak için kullandılar.

Nazi, etnik milliyetçilik ile sosyalizmi birleştiren, ırkçı, anti-kapitalist, antisemitik ve anti-Marksist bir dünya görüşüdür. İtalya’da Benito Mussolini önderliğinde kurulan faşizm akımından etkilenerek ortaya çıkmıştır. Meydana gelişi Almanya’da gerçekleşen ve temel ilkeleri Adolf Hitler tarafından ortaya konan Nazi, Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin 30 Ocak 1933’ten Almanya’nın II. Dünya Savaşı’nda teslim olduğu 8 Mayıs 1945 tarihine kadar iktidarda olduğu dönem boyunca Almanya’nın resmî ideolojisi olarak uygulanmıştır.

Nazi doktrininin ilanı 1898’in Mayıs ayında, ilk kez Fransız teorisyen Maurice Barrès tarafından yapıldı. Sosyalist bir milliyetçilik fikrinin temel doktrinlerini belirleyen Barrès, dönemin Rusya merkezinden tüm dünyaya yayılan sosyalizmi bir zehir olarak tanımlamıştır. Sosyalizmin “liberal bir zehir” olduğunu, ancak ulusal bir sosyalizmin, kolektif milliyetçiliği gerçekleştirmenin aracı olduğunu açıklamıştı. Barrès’e göre, işçiler kendi uluslarından işverenlere karşı değil, yabancı işverene ve Yahudi sermayesine karşı mücadele etmeliydi. Barrès’in bu düşünceleri Adolf Hitler’e ilham verdi ve nasyonal sosyalist ideolojinin oluşmasına katkı sağladı. Sosyalizmden farklı olarak Naziin doğrudan “kolektif çalışan bir milliyetçilik sistemi” olduğunu empoze eden Adolf Hitler önderliğindeki Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi, Barrès’in ortaya attığı düşünceleri kendilerine uyarlayarak birçok toplantıda duyurmaya başladı. Adolf Hitler “milliyetçi ve sosyalist” bir öğretinin fikir babası olan Barrès’in ideolojilerini halka aktarırken, Alman işçilerinin klasik olarak ülke içindeki işveren sınıfı ile değil doğrudan ülke dışındaki yabancı güçlerle savaşması gerektiğinden bahsediyordu. Adolf Hitler’in 1920-1933 yılları arasında bilhassa sosyalizme eğimli Alman işçi sınıfını Nazi söylemleri ile etki altına alması, seçim arifelerinde partinin ve şüphesiz kendisinin büyük bir desteği arkasına almasını sağlamıştır. Alman işçi sınıfının kendi milletinden olan işverenler yerine “Yahudi” kaynaklı yabancı sermayeye karşı savaş vermesi gerektiğini söyleyen Hitler, tüm ekonomik ve sosyokültürel sorunların nedeni olarak Yahudileri gösteriyordu. Barrès’in 19. yüzyılın sonundaki düşüncelerinden ilham alan Adolf Hitler, milliyetçi bir sosyalizm öğretisini Alman halkına uyumlu bir hale getirerek, “Nazi” ideolojisini ortaya çıkarttı. Günümüzde sağ görüşün en aşırıya kaçan hali olarak tanımlanan Nazi, milliyetçi düşüncelerin ağırlaştırılarak sosyalizm doktrinleri ile harmanlanmış hali olarak isimlendirilir. Faşizm ile örtüşen Nazi, sosyalizm tutumlarını yalnızca devletin ekonomik politikalarında uygulamıştır.

Alman nasyonal sosyalistlerin politik çalışmalarına başladıkları 1920 yılından itibaren Nazi, Alman sosyal demokratlar ve komünistler tarafından kısaca Nazizm (Almanca: Nazismus) olarak isimlendirildi. Bu kısaltma, nasyonal sosyalistleri küçümsemek amacıyla ortaya çıkarılmıştı.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.