Bayrak : Türk Devleti’ni temsil eder. 1936’da kabul edilen bir yasa ile biçimi ve oranlan belirlenmiştir.

Sancak : Silahlı Kuvvetlerin onur simgesidir. Korunması silahlı kuvvetlerin görevidir. Kuruluşunda alay olmayan tugaylara ve her alaya verilir.

  • Bayrak Devletimizi, Sancak silahlı kuvvetleri temsil eder.
  • Bayrağın direği sade, kılıfı deridir, Sancağın direrği sırma püsküllü, kılıfı kırmızı deridir.
  • Bayraklar yünlü kumaştan, Sancak kırmızı atlastan yapılır.
  • Bayraklar yasa ile belirlenmiş belirli oranlarda üretilebilir. Sancak boyutu standarttır.
  • Bayraklar kimseyi selamlamaz. Sancak devlet başkanı ve yabancı devlet başkanlarını selamlar
  • Bayrak törenlerde sancağın sağında durur.
  • Sancak törenle alınıp konur, Bayrak yerinden özenle alınıp konur.




Bayrak sözcüğünün aslı Türkçede mızrak anlamına gelen “batrak”tır. Oğuzların batrak şeklinde kullandığı kelime Uygurlarda ise batırmak, saplamak fiilleri manasında kullanılan “batruk” idi.[1] Eski Türklerde toprağa saplanan, batırılan mızrağın üzerine hanedanlığı temsil eden renklerde kumaşlar, ipler asılırdı. Mızrağın ucuna da altın veya değerlimadenlerden kurt başı gibi kağanlık alameti takılırdı. “Toprağa batırılan mızrak” anlamındaki bayrak sözcüğünün anlamı, zamanla “dalgalanan millî simge”ye kaymıştır.

Antik çağlarda kullanılan savaş bayrakları “bayrağımsı” (“vexilloid”) olarak sınıflandırılabilir. Bunun örnekleri arasında Ahameniş İmparatorluğu’nun savaş bayrağı Derafş Kavianive Roma lejyon standartları bulunmaktadır.

Orta Çağ’ın ortalarında bayraklar savaşlarında asilzadelerin kendilerini belli etmek için kullandıkları semboller halinde geldi. Bayrak taşıyan bir şövalyeyi ayırt etmek kalkanında arma bulunan bir şövalyeyi ayırt etmekten daha kolaydı. Geç Orta Çağ’da Eski İsviçre Konfederasyonu gibi devletler de savaşlarda bayrak kullanmaya başladı. Erken Modern Dönem’de askeri birimlerin kendi bayraklarının olması yaygın hale geldi.

17. yüzyılın ortalarındaki Yelken Çağı’nın zirve dönemlerinde gemiler geleneksel olarak (daha sonraları bu yasal bir zorunluluğa da dönüştü) tabiiyetlerini belli eden bayraklar taşıyordu. Bu bayraklar zaman içerisinde günümüzün ulusal bayraklarına ve denizcilik bayraklarına dönüştü. Bayraklar aynı zamanda denizcilikte bir iletişim yolu haline de geldi.

Bayrakların askeri veya denizle ilgili amaçlar dışında kullanılması milliyetçiliğin yükseldiği 18. yüzyıl sonlarına rastlar. 19. yüzyıl sırasında egemen devletlerin bayrak sahibi olması standart hale geldi.

 

 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.