Başlıca Farklar;

  • İkisi de Japon kültürünün ölümcül savaşçılarıdır,
  • Samuray, eski Japonya’da soylu asker sınıfı için kullanılırdı,
  • Ninja lar ise eski Japonya’da ajanlar ve paralı askerler olarak bilinir,
  • Savaşlarda samuraylar kendi kimonolarının üzerine özel tasarlanmış bir zırh giyerlerdi,,
  • Dövüş tekniklerinde Samuray’lar “jiu jitsu”, Ninja’lar “nin jutsu” tekniğini kullanırlar,
  • Samuray,hizmet etmek anlama da gelir,
  • Ninja’ların kılıçları Samurayların kılıçlarından daha kısadır,
  • Samuray’lar harakiri yapacak cesarettedirler, ancak Ninja’lar harakiri yapacak cesareti bulamadıkları için Ninja’lığı seçmişlerdir,
  • Savaş Japon kültüründe önemli bir yer edindiği için Ninja’lar ve Samuray’ların çok önemli ve anlamlı yerleri vardır,
  • Samuraylar savaşçıdır ve savaşçı gibi giyinirlerdi,
  • Ninja kıyafetlerine göre daha renkli ve daha parlak olsa da, Samuray kıyafetlerinin hala kasvetli bir havası vardır,
  • Samuray kıyafetleri statülerini simgelemesi için pamuk yerine ipekten yapılmıştır,
  • Ninja’lar ilk olarak Samuray’lıktan ayrılan usta savaşçılardan gelmektedir,
  • Samuray’lar onurlu ve katı kurallara bağlı yaşayan savaşçılardır. Kaçmak veya yenilmek onurlarını zedelerdi, bu nedenle seppuku (harakiri) denilen eylemi gerçekleştirirlerdi,
  • Efsaneye göre Samuray’lar topraktani Ninja’lar dumandan yaratılmışlardır,




Detaylı Açıklamalar;

Ninja Feodal Japonya’daki ajanlar veya paralı askerler. Casusluk, sabotaj, infiltrasyon, suikast ve bazı durumlarda açıktan muharebe ninjaların temel işlevlerleridir . Dağların eteklerinde gizli yaşam süren bu insanlar çoğunlukla efendilerinin huzurundan kovulmuş veya kendi istekleriyle ayrılmış samurayların zaman içinde sayıca az olmalarını bir avantaj haline dönüştürmek için oluşturdukları gizlilik temelli savaş sanatı ninjalık olarak tarihte yerini aldı. Bir ninjanın pek çok dövüş ve zihin tekniğine hakim olması gerekirdi. Bu nitelikler genellikle hasımları olarak muhattab aldıkları iyi eğitimli samurayları alt etmek için gerekliydi. Ninjaların bu teknikleri zaman içinde ayrı birdövüş dalını oluşturdu ve Ninjutsu adını aldı. Zira gereken durumlarda bir çubuğu bile hasmı ağır yaralayabilecek hatta öldürebilecek şekilde kullanabilmeyi bilmek gerekiyordu.

Klasik katana ve yay gibi silahların yanı sıra diğer pek çok silaha karşı da büyük avantaj sağlayabilen silahlar geliştirmek ninjaların öncelikli işlerinden biriydi. Dövüşün yanı sıra bu silahlar ağaca tırmanmak, kazmak gibi gizlilik için gereken işlerin de yapılmasına da büyük ölçüde yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştı.

Zamanla ninjaların kullandığı dövüş tekniği Ninjitsu adını aldı. Japonlar 1980 li yıllardan sonra bu ölümcül savaş tekniğini yaymaya başladılar ve bugünkü halini aldı. Ondan önce sadece nesilden nesile aktarılıyordu.

 

Samuray, eski Japonya‘da soylu asker sınıfı için kullanılan bir terimdir.

Japon topraklarının sadece %20’sinin tarıma elverişli oluşu, toprak kavgasını doğurmuştur. Toprak savaşları da hem dinsel, hem de fiziksel gelişim ve mücadele yöntemlerini gerektirdiğinden, Samurayların gelişimi de bu olguya dayalıdır.

M.Ö. 660’da Ölümsüz Savaşçı adıyla bilinen Jimmu Tenno, bir kabilenin başına geçti. Tenno ve kabilesi Yamato bölgesine yerleştiler. Yamato klanı Asya’ya çeşitli seferler düzenledi. Kore ve Çin’in kültürel zenginliklerinden, teknolojilerinden ve savaş sanatlarından etkilendiler. İmparator Keiko, tarihte “Shogun” unvanını taşıyan ilk kişi oldu. Bir nevi generallik rütbesi gibi de anlaşılabilecek Shogun unvanı, Keiko’nun savaş sanatlarında geldiği üst noktayı da belirliyordu. Onun oğlu Prens Yamato da savaş sanatları konusunda çok yetenekliydi. Korkusuz, güçlü, gözüpek bir genç olarak tanındı ve Samuraylık anlayışında bir örnek teşkil etti.

Samuraylar “buşido” anlayışını temel almıştır. Buşido, “Savaşçının Yolu” anlamına gelir. Buşido felsefesinde korkunun yeri yoktur. Samuray, ölüm korkusunu yenmiş kişidir. Bu, dinginlik kazandırır ve efendiye sadakat sağlardı.

9.-12. yüzyıllar arasında samuraylar bir sınıf haline geldi. İki adla anılırlardı: Samuray (şövalye), Buşi (savaşçılar). Bu insanların bir kısmı yönetici sınıflara bağlıydılar. Bir kısmı ise para karşılığı savaşırlardı. Samuraylar, feodal derebeylerine (Daimyo) bütünüyle bağlıydılar. Hizmetlerinin karşılığında mevki ve arazi alırlardı. Daimyo’lar, Samurayları daha fazla arazi kazanmak ve gücünü arttırmak için kullanırlardı.

Samuraylar, at üstünde, yaya, silahlı, silahsız dövüş konusunda eğitilmişlerdi. Ok da kullanırlardı. Ancak, 13. yüzyılda Moğol savaşları yaşandıktan sonra, Samurayların kılıç kullanımı ağırlık kazandı. Hatta mızrak ve naginatadenen ucu kılıç şekilli mızraklar kullanmaya başladılar.

Samurayların iki kılıcı olurdu. Uzun kılıç daito-katana, kısa kılıç shoto-wakizashi’ydi. Ayrıca tanto adı verilen bıçaklara sahiptiler. Samuraylar çoğunlukla kılıçlarına isim (mei) verirler ve onların ruhuna inanırlardı. Çift kılıç taşıma ve kullanmaya daisho denirdi.

1605 yılında Japonya’nın gelmiş geçmiş en ünlü samurayı Miyamoto Musaşi, savaşçı yetiştirmek için bir okul açtı. 30 yaşına gelmeden 60’ın üzerinde kılıç dövüşünden galip çıkmayı başaran bu usta, yıllarca kendi okulunda dersler verdi. 1615 yılında bir başka tanınmış Samuray, Tokugawa Ieyasu, samuraylık hakkında bir kitap yazdı ve Samurayların barış zamanı yaşam biçimleri konusunda çeşitli bilgiler verdi.

Samuray geleneği, 1876 yılında İmparator Meiji tarafından ortadan kaldırıldı. Kılıç taşıma kanunlarını değiştiren Meiji, Samuraylığı tarihe karıştırdı. Ancak ve ancak imparatorluk ordusunda bazı rütbeli subaylar tören amaçlı kılıçlar taşırdı. 20 yüzyılda kılıç tekrar serbestleşti ancak askeri kullanım dışında sportif gelişim için kullanılmaya başlandı. II. Dünya Savaşı‘ndan da hatırlanacağı gibi tüm rütbeliler, hatta kamikaze pilotları da kılıçlıydı. Bushi öğretisinde, hece olarak geçen shi ibaresinin aynı zamanda ölüm demek olduğunu hatırlatalım. Yani, bir nevi bushidoka ölüm korkusunu yenmiş kişidir.

Bu dönem öncesinde efendisiz kalan samuraylar, yani roninler zamanla ya isyan ederek öldürüldü ya da kılıçlarıyla seppuku/harakiri yaparak intihar ettiler. Bunun en güzel örneği Son Samuray filmidir.

Samuraylar silahlı ve silahsız dövüş için jujutsu savaş sanatını kullanırlardı.

Sadece spor değil bir bilim dalı Samuraylar, ortaçağ Japonyası’nda savaş sanatını düşmanlarını kısa yoldan ve en etkili şekilde saf dışı bırakma yöntemi olarak kullanıyordu. İç savaşın bitmesiyle Samuraylar insan ruhunun eğitimine yönelik gizli gücün farkına vardılar. Savaş eğitimiyle birlikte akılla bedeni birlikte eğitmeye başladılar. Ve böylece Aiki Jutsu ortaya çıktı. 1869’da tüm Japonya’da kullanılmaya başladı. Aikido ilk olarak Japonya’da 1935’li yıllarda Morihei Uyeshiba tarafından ortaya çıkarılmış, şekillendirilmiş bir savunma sanatıdır. Günümüzde ise spordan öte bir bilim dalı olarak görülmektedir.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.