• 1 Yorum



  • Başlıca Farklar

    1. Gastrit, mide iltihabıdır. Ülser, mide de yaradır.
    2. Gastrit te, midenin iç yüzeyinde, yüzeysel tabakada, hafif kızarıklık veya solukluk ve ödem (şişlik) gözlenebilir. Ülserde ise, mide veya duedonumun sadece belirli bir bölgesinde görülen bir araz (lezyon) mevcuttur. Ülser de, büyük veya küçük, bir veya ender olarak birkaç yara görülür.
    3. Gastrit te, mukoza yerindedir ama sulanmış bir yara gibidir.  Ülser, mukoza zarar görmüştür, doku kaybı oluşmuştur. Ağızda çıkan aft gibidir.
    4. Her iki hastalık da, yaşam kalitesini bozar. Ama Ülser deki rahatsızlık ve sıkıntılar, çok daha şiddetli ve ağırdır. Ağrı sırta bile vurabiliyor.
    5. Gastrit te, sıkıntılar, yemek yedikten sonra oluşur. Ülser de ise, şikayetler daha çok, aç iken oluşur.
    6. Ülser, Gastrit rahatsızlığının ilerlemiş halidir. Eğer Gastrit, tedavi edilmezse ileri dönemlerde bazen ölümle sonuçlanan Ülsere neden olabiliyor.

    Detaylı Açıklamalar;




    Gastrit

    Mideye ince bağırsak’ı içeren mide bağırsak kanalı’nın iltihabı ile karakterize olan ve ishal, kusma , karın ağrısı ile krampa sebep olan bir tıbbi durumdur. Mide iltihabından gastro, mide mikrobu ve mide virüsü olarak da bahsedilmiştir. Grip ile ilgisi olmamasına rağmen mide gribi ve gastrik grip olarak da adlandırılmıştır.

    Küresel olarak, çocuklardaki çoğu vaka, rota virüs’ten kaynaklanır. Yetişkinlerde, noro virüs veKampilobakter daha yaygındır. Diğer bakteriler (ya da onların toksinleri) ve parazitler de daha az görülen sebepler arasındadır. Bulaşma, uygun olmayan bir şekilde hazırlanmış yiyecek ya da kirli su tüketimi veya bulaşıcı hastalık taşıyan bireylerle yakın temas nedeniyle gerçekleşebilir.

    Hastalığı yönetmenin temeli, yeterli sıvı alımında yatmaktadır. Hafif ya da orta derecedeki vakalar için bu genellikle oral rehidratasyon çözeltisi ile gerçekleştirilebilir. Daha ciddi vakalarda damar içinden sıvı verilmesi gerekebilir. Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.

     

    Ülser;

    Dil ülseri[değiştir | kaynağı değiştir]
    Dilde görülen; etrafı kırmızı, içi su dolu küçük kabarcıklar, dil ülserinin belirtisi olabilir. Derin ve sert kenarlı dil yaralarında, mutlaka doktora başvurmak gerekir. Diğer dil yaraları ve ağrı, hazımsızlık veya gripten kaynaklanabilir.

    Onikiparmak bağırsağı ülseri
    İnce bağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak bağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağında meydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi edilmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu, düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak, safra kesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormon dengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydana gelmesine yardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden şikayet eder.

    Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilkbahar ve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi için yapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak, yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak yaşamaya gayret etmektir.

    Mide ülseri
    Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. Baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı kimselerin dışkıları katran gibi olur. Bu işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir. – Tedavi süresince istirahat edin – Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin – Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın – Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın – Diş sağlığına önem verin – Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin.

    Ülseratif kolitis
    Stres sonucunda ortaya çıkabilen ve kalın bağırsakla rektumu kaplayan kanamalı yaralar.

    Varis ülseri
    Daha çok, bacağın alt kısmında görülen yuvarlak bir yaradır. Nedeni, varisli yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır. Hastalık bacağın alt kısmında, bileğe yakın bir yerde yuvarlak bir yara olarak ortaya çıkar. Ayak bileği şişer, deri esmerleşir ve bazen de ağrı hissedilir. Doktor tedavisi şarttır.

     


    Konuyla ilgili yorumlar

    1. süha soyhan

      Erzurum Ziraat mezunu
      33 yıldır Doğal Ürünler ve Apiterapi ile uğraşıyorum.
      Yaptığım Apiterapi karışımlarla (Organik sertifikalı bal,polen,propolis,arı sütü.) tıbbın tüm imkanlarını tüketen,
      yüzlerce ülser,gastrit,reflü,hemeroid hastalarının kalıcı olarak iyileştiklerine bizzat şahit oldum,
      bu hastalıkların pençesinde kıvranan hastalrın böyle etkin ve kalıcı tedavi yönteminin varlığından haberdar olmalarını istedim.
      Zaten sizlerinde malumu olduğu üzre,modern tıpta bir çok hastalığın,tedavisi yok,sadece geçici ve rahatlatıcı ilaçlarla hastalar ömür boyu ilaç firmalarına abone yaplıyor.Bunların en başında Ülser,Gastrit,Reflü geliyor.Sözkonusu rahatsızlıklarda Apiterapi karışım gezegenimizdeki en yanetkisiz kesin tedavi yöntemidir.Üstelik bağışıklık sistemi içinde en faydalı,mucizevi bir ilaçtır
      Bal ve polen genel özellikleri,arı sütü hücre yenileyici propoliste güçlü antibiyotik,antimikrobiyel etkileri ile,
      bu hastalıklarda güvenli ve etkili sonuç sağlamaktadır..4 yıl süren çalışmalarım
      neticesinde Propolisi alkol dışında
      doğal olarak eriyik haline getirmeyi başardım,şu anda bu ürün itü de laboratuvar testlerine tabi tutulmakta, üretim izni,
      patent,isim tescili gibi konularla uğraşıyorum,Herkese geçmiş olsun.Türkiye nin her yerine Ülser,reflü,gastrit,bağışıklık sistemi ve diğer rahatsızlıklar için özel olarak hazırladığım ,Apiterapi karışım,ham ve toz propolis ve sıvı çözelti propolis

    Bir Cevap Yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir